Halit Eryiğit’in madde bağımlılığı mücadelesine bu denli emek vermesinin iki temel nedeni var. İlki, madde bağımlılığının artık sokağımızı, okulumuzu, evimizi tehdit eden küresel bir soruna dönüşmüş olması; ülkesini ve insanını seven biri olarak bu meseleye duyarsız kalamamış, inancının ve vicdanının gereğini yaparak çözüm arayışına girmiştir.
İkinci neden ise çok daha kişisel: Halit Eryiğit, madde bağımlılığının doğrudan mağduru olmuş bir isim. 1987 yılında Ankara Hacı Bayram Camii yakınında 7 kişilik bir grup tarafından gasp edildi; 2005 ve 2008 yıllarında ise Ankara’da iki ayrı silahlı saldırıya daha maruz kaldı — her ikisinde de saldırganlar yakalanarak 15’er yıl hapis cezasına çarptırıldı. Üç olayın da ortak noktası, saldırganların hepsinin 17-25 yaş aralığında madde bağımlısı gençler olmasıydı; bu durum kendisini ve ailesini derinden sarstı.
Bu deneyimlerin ardından çözüm arayışına giren Eryiğit, saldırganların aileleri dahil madde bağımlılarıyla bizzat temasa geçerek sorunun kök nedenlerini araştırdı. 2005 yılında kurduğu UMUD Derneği ile Çankırı, Çorum, Konya, Ankara ve Aksaray’da eğitim çalışmalarına başladı; sırasıyla Genel Sekreterlik (2007-2008), Yönetim Kurulu Üyeliği (2010-2011) ve iki dönem Başkanlık görevlerini üstlendi.
Çalışmalar ilerledikçe madde bağımlılığının yalnızca bir sağlık ya da güvenlik sorunu olmadığı, sosyal, psikolojik, ekonomik ve küresel boyutları da kapsayan çok yönlü bir mesele olduğu netleşti. Bu bakışla Eryiğit ve arkadaşları, uluslararası düzeyde faaliyet gösterebilecek bir yapı kurmak için harekete geçti; yapılan tüzük değişikliğiyle UMUD Derneği, Türkiye’de bir ilk olan UMUDDER (Uluslararası Madde Bağımlılığı ile Mücadele Derneği)’ne dönüştü.